uluslararası sözleşmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uluslararası sözleşmeler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2018 Çarşamba

Avukat Şen: Türkiye’nin AİHM kararına uymaması mümkün değil


Kendisini “müzmin hak ve özgürlükler savunucusu, idealist hukukçu, romantik demokrat” olarak tanımlayan Avukat Salim Şen, Halk TV’de katıldığı “Günün Konuğu” programında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) eski HDP Eş Genel Başkanı Selâhattin Demirtaş hakkındaki kararını ve akademisyenlerin gözaltına alınmasını hukukî açıdan değerlendirdi.

Türkiye’nin AİHM’nin Selahattin Demirtaş hakkındaki kararına her hâlükârda uymak zorunda olduğunu belirten Şen, ancak Türkiye’nin Avrupa Birliği Konseyi’nden çıkması halinde bu karara uymayabileceğini ifade etti. Şen, bir taraftan uluslararası sözleşmelere imza atarak Batı demokrasisinin standartlarına uyma taahhüdünde bulunup, diğer taraftan da sözleşme hükümlerine uymayacağını açıklamanın tutarsızlık olacağını anlattı. Şen, Türkiye’nin böyle bir lüksü olmadığını söyledi.

20 Kasım 2018 Salı

AİHM’nin kararına Cumhurbaşkanı Erdoğan “Bizi bağlamaz” derken, Bakan Gül ise “Kararı verecek olan bağımsız Türk yargısıdır” dedi


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın makul gerekçelerle tutuklandığına ancak tutukluluk sürecinin uzatılması için yeterli hukukÎ dayanak bulunmadığına hükmetti. Mahkeme, Demirtaş’ın serbest bırakılmasını istedi.

Erdoğan: AİHM kararları bizi bağlamaz

Basın mensuplarının AİHM’nin Demirtaş kararına dair görüşünü sordukları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “AİHM kararları bizi bağlamaz. Biz karşı hamlemizi yaparız, işi bitiririz” dedi. Erdoğan, şöyle konuştu:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği kararlar bizi bağlamaz. AİHM’nin bugüne kadar verdiği kararlar biliyorsunuz terör örgütüyle ilgili verdiği birçok kararlar var. Hepsi de aleyhedir. Onun karşılığında bizim de yapabileceğimiz birçok şeyler vardır. Biz karşı hamlemizi yaparız, işi bitiririz. Terörü gelip de Türkiye’de dizginleyen hiçbir zaman AİHM olmadı. Terör devam etti. Yine aynı şekilde şu anda terör devam ediyor. Faturasını, bedelini ödeyen Türk halkı.

Adalet Bakanı Gül: Kararı verecek olan bağımsız yargıdır

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, AİHM kararı açıklandıktan hemen sonra muhabirlerin soruları üzerine yaptığı ilk açıklamada, karar mercisinin yargı olduğunu, AİHM’in de iç hukukun bir parçası olduğunu ifade etti. Bakan Gül, şunları söyledi.

“Kararı bir görelim. Kaldı ki kararı verecek olan da yargı mercii. Yargılamayı yapan yargı mercii karar verecektir. Bizim bir şey söylememiz doğru değil. Karar bağlamında bir kararı görmek lâzım ve takdir edecek makam, yargı makamı. AİHM, iç hukukun bir parçası. Bunu da AK Parti getirdi, reformcu bir parti olarak; ama bu karar ne getiriyor, ne yapıyor, ne karar verilmiş ve bunun takdiri de yine mahkemenin vereceği bir karardır.”

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Bakanlığının 2019 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin konuya dair sorularını cevaplarken de kararı verecek olan makamın yargı olduğunu vurguladı. Gül, şöyle konuştu:

“Yargılamayı yapan mahkeme, gerek dosyadaki verileri gerekse AİHM kararı gerekçelerini dikkate alarak bir değerlendirme yapacaktır. Süreç yargısal mekanizmalar içerisinde işleyen tamamen adli bir aşamada bulunmaktadır. Hepimizin bağımsız Türk yargısının işleyişine saygı göstermesi ve peşin hükümlü olmaması gerekir. Dolayısıyla burada kararı verecek olan, tahliyeyi verecek olan siz de değilsiniz ben de değilim, bağımsız Türk yargısıdır.”

Demirtaş’ın avukatları, AİHM’nin kararı üzerine, tahliye talebiyle Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesine başvurdu.

(Haber: Sürur Öztürk)

6 Ağustos 2018 Pazartesi

AK Partili Yazıcı: Yargılama süreçleri çok kaliteli değilse, idam cezası dolayısıyla acı olayları yaşamak mukadder olur


“Önüme gelirse imzalarım”ın sonu mu? 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, AK Parti’nin idam cezasını Meclis gündemine getirip getirmeyeceğine dair bir soru üzerine, idam cezasının yeniden yasalaşması için öncelikle Anayasa değişikliği, bunun için de 401 milletvekilinin imzasının gerektiğini söyledi. Yazıcı, diğer taraftan AB müzakere sürecine, Türkiye’nin de imzaladığı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13 no’lu protokolüne ve Birleşmiş Milletler Siyasî Haklar Sözleşmesi’ne işaret etti. “Cumhurbaşkanımız ‘Hans ne diyor, George ne diyor ben ona bakmam’ diyor, doğrudur; ama Avrupa Birliği ile bir müzakere sürecimiz var” diyen Yazıcı, “Bakın, idam cezası, geriye dönüşü olmayan bir cezadır. Dolayısıyla idam cezasının uygulandığı ülkenin yargılama faaliyetleri, çok özgün olması lâzım. Çok kaliteli olması lâzım. Yani yargılama süreçleri vesairesi çok kaliteli değilse, idam cezası dolayısıyla acı olayları yaşamak mukadder olur” diye konuştu.