15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından başlayan ve özellikle Olağanüstü
Hal uygulamasıyla birlikte giderek ağırlaşan siyasî ve sosyal kısıtlamalar; adalete
olan güveni sarsan hukuksuz uygulamalar ve oluşan korku havası, anket
firmalarının da işini zorlaştırıyor.
Kamuoyu araştırmaları yapan şirketlerin yöneticileri,
vatandaşın ‘gerçek’ siyasî görüşünü almakta, geçen yıllara kıyasla belirgin bir
zorluk yaşadıklarını dile getiriyorlar.
“PİAR Araştırma Danışmanlık”ın Başkanı Kadir Atalay, vatandaştan
“Hem oy vereceğim partiyi soruyorsun, hem benim etnik kimliğimi, hem dinimi
soruyorsun ve üstüne de adımı, telefonumu istiyorsun. Ben, sana nasıl
güveneyim?” şeklinde tepkiler aldıklarını söylüyor. Anket şirketi MAK
Danışmanlık’ın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kulat da, “Normal şartlarda
anket yaptığımızda, anket yapmak istediğimiz her 3 vatandaştan birinden cevap
alırız; ama bu günlerde ancak her 7 vatandaştan birinden cevap alabiliyoruz.
Anketlere katılmak istemiyorlar. Katılmayı kabul edenlere de çapraz sorular
sorduğumuzda, gerçek kanaatlerini söylemekten çekindikleri ortaya çıkıyor”
diyor.

