Gazeteci Şaban Sevinç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan’ın kendisine, CHP’de partinin karar alma organlarının dışında gizli bir karar merkezi olduğunu, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun bu merkezde alınan kararları MYK’ya getirip geçirdiğini söylediğini iddia etti. Sevinç, kendisinin böyle bir şeye ihtimal vermediğini Tuncay Özkan’a söylediğini de belirterek, bu iddiayı daha sonra başka bir kişi vasıtasıyla Kılıçdaroğlu’na da ilettiğini kaydetti.
İddiayı önce gazeteci Sevilay Yılman, Habertürk TV’de
yayınlanan “Türkiye’nin Nabzı” isimli programda, iddia sahibi gazetecinin
ismini açıklamadan dile getirdi. Yılman, şunları söyledi:
Kararlar önce gizli
merkezde alınıp sonra MYK’dan geçiyor
“Şöyle bir şey duydum: Sayın Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan
Yardımcı… İsim vermek zorundayım çünkü büyük bir ihtimalle yani kim olduğu
sorulacak. Bu gün bir gazeteci arkadaşımızla, çok değerli, kendisine, bilgisine
güvendiğim bir gazeteci arkadaşımdan öğrendiğimi aktarıyorum; bakın, Tuncay
Özkan, partinin Genel Başkan Yardımcısı, bu gazeteci arkadaşıma diyor ki bir
gün bir sohbette, “Biliyor musun?” diyor, “çok enteresan bir şey” diyor, “CHP’de
gizli bir karar merkezi var” diyor. Arkadaşım da siyaseti bilen, arkadaşımız
hepimizin tanıdığı, bildiği bir isim ama isim veremeyeceğim şu anda; diyor ki ‘Ya
nasıl yani? Olabilir belki MYK içerisinde hani kendi MYK’sı diye, hani 3-4
kişiden ayrı bir MYK olur, dışarıda görüşür Sayın Kılıçdaroğlu, kurmayları adı
altında; onların kararları… “Yok” diyor. “Bunlar, CHP içinden değil” diyor,
Tuncay Özkan. Kemal Bey, dışarıda gizli karar merkezinden kararları geçiriyor
MYK’ya ve bunları MYK’da tıkır tıkır tıkır geçiriyor” diyor. Diyor ki, “Bu karar merkezi, dışarıda. Bizim bilmediğimiz
bir karar merkezi ve çok enteresan” diyor, “bu gizli karar merkezinde Kemal
Bey, kararları geçiriyor, kendisine verilen kararları; MYK’da geçiriyor” diyor.
Bunu Tuncay Özkan, çok önemli bir gazeteciye açık açık söylüyor. Ben, şimdi
şahsen merak ediyorum; siz, bir Genel Başkan Yardımcısı olarak bunu bir
gazeteciyle bu şekilde paylaşıyorsunuz. Yani bir proje olduğunu siz kabul
ediyorsunuz, siz söylüyorsunuz. Değişik bir yerlerden yönlendirildiğini iddia
ediyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu’nun. Peki niye halâ Sayın Kılıçdaroğlu’nun o
zaman o halde Genel Başkanlığa devam etmesi için birtakım atraksiyonlarda
bulunuyorsunuz? Ben, bunun cevabını çok merak ediyorum.”
Tuncay Özkan’ın
mesajla tepkisi
Sevilay Yılman’ın bu iddiası üzerine Tuncay Özkan, programın
sunucusu Didem Arslan’ın telefonuna bir mesaj göndererek, bu iddianın yalan ve
dedikodu olduğunu, isim vermezse müfteri olacağını kaydetti. Özkan, mesajında, “CHP’ye
kimse dışarıdan bir şey söyleyemez” diye yazdı.
İsminin açıklanmasını
istemeyen gazetecinin mesajı
Daha sonra isminin açıklanmasını istemeyen bir başka
gazeteci de, gönderdiği mesajda, seçimlerden 3-4 gün sonra partideki odasında
yaptıkları görüşmede Tuncay Özkan’ın aynı sözleri kendisine de söylediğini ancak
kendisinin böyle bir şeye ihtimal vermediğini ifade etti.
Özkan: Yalancısınız.
Böyle gazetecilik olmaz
CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, daha sonra
programa canlı telefon bağlantısı ile katılarak, “Bunların hepsi palavra. Ben,
çok ‘gizli tanık’ uygulaması gördüm; ama gazetecilerden gizli tanık
uygulamasını ilk kez görüyorum. Hangi gazeteciyse ismini söyleyin bana,
açıklayın konuşalım.” dedi. Sevilay Yılman’ı da gazeteci olarak kabul
etmediğini söyleyen Özkan, “Susun! Yalancısınız. Böyle gazetecilik olmaz” diyerek
tepki gösterdi.
O gazeteci Şaban
Sevinç’ti
Özkan’ın bu tepkisi üzerine Yılman, iddiayı kendisine
aktaran gazetecinin, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç olduğunu
açıkladı.
Bu alçakça
iftirasının bedelini yargıda ödeyecek
Özkan da, “Şaban Sevinç, iftiracı, yalancı. Bunu niçin
söylediği de belli, Şaban Sevinç’in. Hiçbir şekilde Şaban Sevinç’le böyle bir
görüşme olmadı. Şaban Sevinç, yalancının önde gideni o zaman. Söylüyorum, Şaban
Sevinç, bunun hesabını verecek. Mahkemede verecek. Böyle alçakça, böyle rezilce
bir komployu niçin yürüttüğünü ben de biliyorum, parti yönetimi de biliyor. Şaban
Sevinç, bunu size söylediyse, bu alçaklığın hesabını verecek. Çünkü Şaban
Sevinç’le bizim ayrı bir diyaloğumuz var. Şaban Sevinç böyle bir şey söylediyse,
bakın söyledi de demiyorum. ‘Şaban Sevinç’ diye açıkladığı için söylüyorum
bunu. Bu alçaklığı da kimsenin yanına bırakmam. Bunların hepsi yalan. Sadece
Cumhuriyet Halk Partisi kurultayında delegeyi etkilemek için söylenen yalanlar.
Bunların hepsiyle ilgili olarak hesaplaşacağız. Halk TV’yi kendi amaçları
doğrultusunda bu kadar alçakça kullanan başka bir adam yoktur. Bu alçakça
iftirasının, bu alçakça sözlerinin bedelini de görecek. Bu kadar söylüyorum;
ama söylediyse.”
Özkan’ın tepkisi üzerine sunucu Didem Arslan da, az önce
iddiayı doğrulayan ve ismini açıklamadığı gazetecinin de Şaban Sevinç olduğunu
söyledi.
Özkan da, “Böyle bir görüşme yok. Şaban Sevinç’le son
görüşmemiz, Şaban Sevinç’in de açıklayabileceği, benim de açıklayabileceğim bir
tonda geçmiştir. Bu, alçaklıktır. Bu, iftiradır. Müfteridir. Görüşeceğiz bunların
hepsini. Yargı önünde hesaplaşacağız. Bu kadar.” dedi.
Sevinç: Özkan bunu
bana 27 Haziran’da partideki odasında söyledi
Özkan’ın ardından Halk TV Genel Müdürü Şaban Sevinç,
programa canlı telefon bağlantısı ile bağlandı. Sevinç, 26 Haziran’da Tuncay
Özkan’la bir telefon görüşmesi yaptıklarını, yüz yüze görüşmek üzere
anlaştıklarını, 27 Haziran’da da saat 10:00 sıralarında CHP Genel Merkezi’ndeki
odasında görüştüklerini anlattı. Sevinç, MYK’da alınan ve kendisi açısından
sevimsiz bulduğu bir karardan bahsederken görüşmenin bir noktasında Özkan’ın
kendisine şunları söylediğini iddia etti:
“ ‘Ya ben senin dostunum, arkadaşınım. Sakın yanlış anlama. Bu
kararı, bunu ben istemiyordum. Burada’ dedi ‘birtakım önemli kararlar, bir
yerlerde alınıyor; bir karar merkezi var’ dedi bana. ‘Orada alınıyor, sonra
Genel Başkan onu MYK’ya getiriyor, MYK’da işte o karar geçiyor’ (dedi.) Ondan
sonra ben de dedim ki, ya bu dediğin karar merkezi, iç kabinedir dedim. Siyasî
partilerde olur hani. 15-20 kişilik Merkez Karar Yönetim Kurulu ya da
Cumhuriyet Halk Partisi’nde Merkez Yönetim Kurulu MYK vardır ama bunların
içinde 3-4 tanesi ya da 4-5 tanesi Sayın Genel Başkanla daha yakın mesai yaparlar.
Ben de dedim ki, ya bu karar merkezi dediğin iç kabine mi? Hatta isimleri de
saydım. İşte ne bileyim, Bülent Tezcan’dır, Seyit Torun’dur, Haluk Koç’tur ve
Sayın Genel Başkandır. Bunlardan oluşan bir karar merkezi mi dedim. ‘Yok yok, o
değil’ dedi. ‘O değil. Ben, daha çözemedim.’ Bakın, ‘Ben daha çözemedim. Gizli
bir karar merkezi. Önemli kararlar orada alınıyor, Sayın Genel Başkan MYK’ya
getiriyor, MYK’dan da o kararlar çıkıyor. Partinin karar organları dışında bir
karar merkezi var. O karar merkezinde önemli kararlar alınıyor, Genel Başkan da
MYK’dan o kararları geçiriyor. Biz de o kararları kabul ediyoruz, parti kararı
gibi.’ (dedi.)”
Bu iddianın Kılıçdaroğlu’na iletilmesini sağladım
Bu iddianın Kılıçdaroğlu’na iletilmesini sağladım
(Haber: Sürur Öztürk / okuyalimevladim.blogspot.com)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder