31 Temmuz 2018 Salı

“CHP’nin kararları, MYK’dan önce gizli bir merkezde alınıyor” iddiası


Gazeteci Şaban Sevinç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan’ın kendisine, CHP’de partinin karar alma organlarının dışında gizli bir karar merkezi olduğunu, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun bu merkezde alınan kararları MYK’ya getirip geçirdiğini söylediğini iddia etti. Sevinç, kendisinin böyle bir şeye ihtimal vermediğini Tuncay Özkan’a söylediğini de belirterek, bu iddiayı daha sonra başka bir kişi vasıtasıyla Kılıçdaroğlu’na da ilettiğini kaydetti.

İddiayı önce gazeteci Sevilay Yılman, Habertürk TV’de yayınlanan “Türkiye’nin Nabzı” isimli programda, iddia sahibi gazetecinin ismini açıklamadan dile getirdi. Yılman, şunları söyledi:

Kararlar önce gizli merkezde alınıp sonra MYK’dan geçiyor

“Şöyle bir şey duydum: Sayın Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan Yardımcı… İsim vermek zorundayım çünkü büyük bir ihtimalle yani kim olduğu sorulacak. Bu gün bir gazeteci arkadaşımızla, çok değerli, kendisine, bilgisine güvendiğim bir gazeteci arkadaşımdan öğrendiğimi aktarıyorum; bakın, Tuncay Özkan, partinin Genel Başkan Yardımcısı, bu gazeteci arkadaşıma diyor ki bir gün bir sohbette, “Biliyor musun?” diyor, “çok enteresan bir şey” diyor, “CHP’de gizli bir karar merkezi var” diyor. Arkadaşım da siyaseti bilen, arkadaşımız hepimizin tanıdığı, bildiği bir isim ama isim veremeyeceğim şu anda; diyor ki ‘Ya nasıl yani? Olabilir belki MYK içerisinde hani kendi MYK’sı diye, hani 3-4 kişiden ayrı bir MYK olur, dışarıda görüşür Sayın Kılıçdaroğlu, kurmayları adı altında; onların kararları… “Yok” diyor. “Bunlar, CHP içinden değil” diyor, Tuncay Özkan. Kemal Bey, dışarıda gizli karar merkezinden kararları geçiriyor MYK’ya ve bunları MYK’da tıkır tıkır tıkır geçiriyor” diyor.  Diyor ki, “Bu karar merkezi, dışarıda. Bizim bilmediğimiz bir karar merkezi ve çok enteresan” diyor, “bu gizli karar merkezinde Kemal Bey, kararları geçiriyor, kendisine verilen kararları; MYK’da geçiriyor” diyor. Bunu Tuncay Özkan, çok önemli bir gazeteciye açık açık söylüyor. Ben, şimdi şahsen merak ediyorum; siz, bir Genel Başkan Yardımcısı olarak bunu bir gazeteciyle bu şekilde paylaşıyorsunuz. Yani bir proje olduğunu siz kabul ediyorsunuz, siz söylüyorsunuz. Değişik bir yerlerden yönlendirildiğini iddia ediyorsunuz Sayın Kılıçdaroğlu’nun. Peki niye halâ Sayın Kılıçdaroğlu’nun o zaman o halde Genel Başkanlığa devam etmesi için birtakım atraksiyonlarda bulunuyorsunuz? Ben, bunun cevabını çok merak ediyorum.”

Tuncay Özkan’ın mesajla tepkisi

Sevilay Yılman’ın bu iddiası üzerine Tuncay Özkan, programın sunucusu Didem Arslan’ın telefonuna bir mesaj göndererek, bu iddianın yalan ve dedikodu olduğunu, isim vermezse müfteri olacağını kaydetti. Özkan, mesajında, “CHP’ye kimse dışarıdan bir şey söyleyemez” diye yazdı.

İsminin açıklanmasını istemeyen gazetecinin mesajı

Daha sonra isminin açıklanmasını istemeyen bir başka gazeteci de, gönderdiği mesajda, seçimlerden 3-4 gün sonra partideki odasında yaptıkları görüşmede Tuncay Özkan’ın aynı sözleri kendisine de söylediğini ancak kendisinin böyle bir şeye ihtimal vermediğini ifade etti.

Özkan: Yalancısınız. Böyle gazetecilik olmaz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan, daha sonra programa canlı telefon bağlantısı ile katılarak, “Bunların hepsi palavra. Ben, çok ‘gizli tanık’ uygulaması gördüm; ama gazetecilerden gizli tanık uygulamasını ilk kez görüyorum. Hangi gazeteciyse ismini söyleyin bana, açıklayın konuşalım.” dedi. Sevilay Yılman’ı da gazeteci olarak kabul etmediğini söyleyen Özkan, “Susun! Yalancısınız. Böyle gazetecilik olmaz” diyerek tepki gösterdi.

O gazeteci Şaban Sevinç’ti

Özkan’ın bu tepkisi üzerine Yılman, iddiayı kendisine aktaran gazetecinin, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç olduğunu açıkladı.

Bu alçakça iftirasının bedelini yargıda ödeyecek

Özkan da, “Şaban Sevinç, iftiracı, yalancı. Bunu niçin söylediği de belli, Şaban Sevinç’in. Hiçbir şekilde Şaban Sevinç’le böyle bir görüşme olmadı. Şaban Sevinç, yalancının önde gideni o zaman. Söylüyorum, Şaban Sevinç, bunun hesabını verecek. Mahkemede verecek. Böyle alçakça, böyle rezilce bir komployu niçin yürüttüğünü ben de biliyorum, parti yönetimi de biliyor. Şaban Sevinç, bunu size söylediyse, bu alçaklığın hesabını verecek. Çünkü Şaban Sevinç’le bizim ayrı bir diyaloğumuz var. Şaban Sevinç böyle bir şey söylediyse, bakın söyledi de demiyorum. ‘Şaban Sevinç’ diye açıkladığı için söylüyorum bunu. Bu alçaklığı da kimsenin yanına bırakmam. Bunların hepsi yalan. Sadece Cumhuriyet Halk Partisi kurultayında delegeyi etkilemek için söylenen yalanlar. Bunların hepsiyle ilgili olarak hesaplaşacağız. Halk TV’yi kendi amaçları doğrultusunda bu kadar alçakça kullanan başka bir adam yoktur. Bu alçakça iftirasının, bu alçakça sözlerinin bedelini de görecek. Bu kadar söylüyorum; ama söylediyse.”

Özkan’ın tepkisi üzerine sunucu Didem Arslan da, az önce iddiayı doğrulayan ve ismini açıklamadığı gazetecinin de Şaban Sevinç olduğunu söyledi.

Özkan da, “Böyle bir görüşme yok. Şaban Sevinç’le son görüşmemiz, Şaban Sevinç’in de açıklayabileceği, benim de açıklayabileceğim bir tonda geçmiştir. Bu, alçaklıktır. Bu, iftiradır. Müfteridir. Görüşeceğiz bunların hepsini. Yargı önünde hesaplaşacağız. Bu kadar.” dedi.

Sevinç: Özkan bunu bana 27 Haziran’da partideki odasında söyledi

Özkan’ın ardından Halk TV Genel Müdürü Şaban Sevinç, programa canlı telefon bağlantısı ile bağlandı. Sevinç, 26 Haziran’da Tuncay Özkan’la bir telefon görüşmesi yaptıklarını, yüz yüze görüşmek üzere anlaştıklarını, 27 Haziran’da da saat 10:00 sıralarında CHP Genel Merkezi’ndeki odasında görüştüklerini anlattı. Sevinç, MYK’da alınan ve kendisi açısından sevimsiz bulduğu bir karardan bahsederken görüşmenin bir noktasında Özkan’ın kendisine şunları söylediğini iddia etti:

“ ‘Ya ben senin dostunum, arkadaşınım. Sakın yanlış anlama. Bu kararı, bunu ben istemiyordum. Burada’ dedi ‘birtakım önemli kararlar, bir yerlerde alınıyor; bir karar merkezi var’ dedi bana. ‘Orada alınıyor, sonra Genel Başkan onu MYK’ya getiriyor, MYK’da işte o karar geçiyor’ (dedi.) Ondan sonra ben de dedim ki, ya bu dediğin karar merkezi, iç kabinedir dedim. Siyasî partilerde olur hani. 15-20 kişilik Merkez Karar Yönetim Kurulu ya da Cumhuriyet Halk Partisi’nde Merkez Yönetim Kurulu MYK vardır ama bunların içinde 3-4 tanesi ya da 4-5 tanesi Sayın Genel Başkanla daha yakın mesai yaparlar. Ben de dedim ki, ya bu karar merkezi dediğin iç kabine mi? Hatta isimleri de saydım. İşte ne bileyim, Bülent Tezcan’dır, Seyit Torun’dur, Haluk Koç’tur ve Sayın Genel Başkandır. Bunlardan oluşan bir karar merkezi mi dedim. ‘Yok yok, o değil’ dedi. ‘O değil. Ben, daha çözemedim.’ Bakın, ‘Ben daha çözemedim. Gizli bir karar merkezi. Önemli kararlar orada alınıyor, Sayın Genel Başkan MYK’ya getiriyor, MYK’dan da o kararlar çıkıyor. Partinin karar organları dışında bir karar merkezi var. O karar merkezinde önemli kararlar alınıyor, Genel Başkan da MYK’dan o kararları geçiriyor. Biz de o kararları kabul ediyoruz, parti kararı gibi.’ (dedi.)”

Bu iddianın Kılıçdaroğlu’na iletilmesini sağladım

Şaban Sevinç, 17 yıl parlamento muhabirliği yapmış, 1992’den beri CHP’yi ve SSK Genel Müdürlüğünden beri Kılıçdaroğlu’nu çok yakından tanıyan bir gazeteci olarak bu iddiayı kabul edemediğini söylediğini anlattı. Sevinç, Özkan’ın bu sözlerinin daha sonra bir başka kişi vasıtasıyla Kılıçdaroğlu’na da iletilmesi istediğini de belirterek, “İletildiğini düşünüyorum.” dedi.

(Haber: Sürur Öztürk / okuyalimevladim.blogspot.com)

Hiç yorum yok: