18 Nisan 2018 Çarşamba

Perinçek: Yargıtay, 28 Şubat Davası kararını kesinlikle bozacak Erdoğanların gücü, komutanları hapse atmaya yetiyor mu?

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, aralarında İsmail Hakkı Karadayı, Çevik Bir ve Çetin Doğan’ın da bulunduğu 21 sanığın müebbet hapis cezasına çarptırıldığı 28 Şubat Davası kararının, Yargıtay tarafından kesinlikle bozulacağını söyledi. Perinçek, “21 tane müebbet hapis veriyor, tek birini tutuklamıyor. Bu, ne demek? ‘Ben, bu karara güvenmiyorum. Bu karar, zaten bozulacak’. Kesinlikle bozulacak. Öngörmüyorum. Bakın, yazın bu günkü tarihi; 17 Nisan. Yargıtay’dan bu kararın kesinlikle bozulacağını söylüyorum. Başka hiçbir ihtimal yok. Onu, mahkeme de biliyor” diye konuştu.

Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan ve Ahmet Altan’ın henüz haklarında hiçbir hüküm verilmediği halde tutuklu olduklarına işaret eden Perinçek,  “Hiçbir hüküm yok, hepsi tutuklu. İşte Türk yargısı gerçeği o. Burada ise müebbet hapis cezası almış, hiçbiri tutuklu değil. Türkiye, bu” dedi.

Perinçek, program sunucusunun “Erdoğanlar niye böyle bir karar ürettiler?” sorusu üzerine de, “Bakın, Erdoğanlar orada da korkak. Amerikan füzesi gibi. Yani, hapse atabiliyor mu? Gücü yetiyor mu Erdoğan’ın, komutanları hapse atmaya?” dedi. Perinçek, şöyle konuştu:

Yargıtay, kesinlikle bozacak

“O da korkak bir karar. 21 tane müebbet hapis… Bakın, şimdi kendine güvenen bir mahkeme, 21 müebbet hapis verdiği zaman, Türkiye tarihinde bana bir gösterin bakalım, müebbet hapis cezası verip de tutuklama yapmayan bir mahkeme kararı bulun. 21 tane müebbet hapis veriyor, tek birini tutuklamıyor. Bu, ne demek? ‘Ben, bu karara güvenmiyorum. Bu karar, zaten bozulacak’. Kesinlikle bozulacak. Öngörmüyorum. Bakın, yazın bu günkü tarihi; 17 Nisan. Yargıtay’dan bu kararın kesinlikle bozulacağını söylüyorum. Başka hiçbir ihtimal yok. Onu, mahkeme de biliyor. Yani Ankara’da hangi mahkemeyse… (Sunucu tarafından, dava sonucunun önce istinaf mahkemesine gideceği belirtilince) Ha, istinafta da bozulur; ama istinafta kesin bozulur (mu) onu bilemiyorum; ama Yargıtay’da kesin ve kesin ve kesin bozulacağından eminim. Bozulacak.”

Ergenekon Davası’nın 2013 yılındaki karar duruşmasında kendisinin “Son sözü Türk Milleti söyleyecektir. Son sözü Cumhuriyet yargısı söyleyecektir” dediğine işaret eden Perinçek, “Çünkü Yargıtay’ın bozacağını biliyordum” dedi.

Ergenekon davasının bozulacağını da biliyordum

Bu konuşmasında en önemli sözünün bu söz olduğunu belirten Perinçek, kendi arkadaşları dahil, o salonda bir kişinin bile yargıdan bir bozma kararı çıkacağını söylemediğini, kendisinin ise bu davanın bozulacağını bildiğini dile getirdi. Perinçek, “Bakın, Doğu Perinçek, Vatan Partisi Genel Başkanı bu. Bunları bilebilmekle siyaset yapılabilir ve devrimci bir mücadeleye önderlik edilebilir. Yalnız o değil, ben, bütün dava boyunca, bu davanın başarıya ulaşmayacağını, Silivri duvarlarının yıkılacağını, bütün dava boyunca söyledim” dedi. Perinçek, Yargıtay’ın davayı esastan bozduğunu, mahkemenin de Yargıtay’a uyduğunu belirtti. Yargıtay’ın davayı bozacağını bilmesinin, Yargıtay’dan haber alması gibi bir sebebe dayanmadığını da belirten Perinçek, Türkiye’nin gidişatını gördüğü için böyle düşündüğünü söyledi. Perinçek, “Bakın, yanımda kim oturuyor? Sayın Hasan Iğsız, Orgeneral. Onun yanında kim oturuyor? Sayın Koramiral Otuzbiroğlu. Onun yanında kim oturuyor? Sayın İlker Bağbuğ, Orgeneral. Ondan sonra öyle gidiyor. Sayın Hurşit Tolon, ve saire. Şimdi, bu insanları içeride tutarsanız, Afrin harekâtı da olmaz, efendim, 24 Temmuz 2015 yılında PKK’nın üzerine de yürünmez. Ben, biliyorum; Türkiye, PKK’nın üzerine yürüyecek, sınır boylarındaki terörü de temizleyecek. Türk Silahlı Kuvvetlerini siz, o şekilde hapislerde tutarsanız, bunların hiçbiri olmaz. Onun için bunun bozulacağını biliyor(d)um. Yoksa, ‘Türk Milleti, son sözü söyleyecektir’, genel bir laf. Herkes söyler. O sözün çok fazla bir kıymeti yok” diye konuştu.

Perinçek, program sunucusu, gazeteci Rafet Ballı’nın, “Efendim, benim derdim, şu: Şimdi siz, bu 28 Şubat yargılamasının bozulacağını söylüyorsunuz; ama ben, işin öbür tarafındayım. Erdoğanlar niye böyle bir karar ürettiler?” sorusu üzerine de şunları söyledi:

Erdoğan’ın gücü, komutanları hapse atmaya yetiyor mu?

“Bakın, Erdoğanlar orada da korkak. Amerikan füzesi gibi. Yani, hapse atabiliyor mu? Gücü yetiyor mu Erdoğan’ın, komutanları hapse atmaya? Durumu kurtarmak için, yani 28 Şubat’tır, falan filan diye, 1987’den bu yana 31 yıldır konuşup duruyorlar. FETÖ ile aynı safa düşüyorlar; çünkü 28 Şubat, FETÖ’ye karşıydı ve Tansu Çiller’e karşıydı, Amerikan emperyalizmine karşıydı. Tekrar o konulara girmeyelim; ama devamlı bir 28 Şubat aleyhtarlığı var. Mahkemeye baskı yaptılar. Mahkemeden o karar çıktı; ama o mahkeme de hiç kimseyi tutuklamadı; çünkü o karara güvenmiyor. O mahkeme de biliyor. Gelsinler, o hakim kardeşlerimle, arkadaşlarımla konuşalım. O mahkeme de biliyor (ki) bu karar, hukuk dışı. Çünkü ortada ne darbe var, ne darbe girişimi var. O zaman sen bu kararı nasıl veriyorsun? Bu karar, hukuk dışı. Yanlış. Hukuka aykırı. Yargıtay temizlenmiş, FETÖ’cüler gitmiş,  nasıl, bu kararı kim tasdik edecek? Hele Türkiye, vatan savaşı verirken. Türkiye vatan savaşı verirken, komutanlara karşı savaşılır mı? Oradaki komutanlar, İsmail Hakkı Karadayı, Hikmet Köksal, eski Kara Kuvvetleri Komutanımız, Çetin Doğan…”

Perinçek, gazeteci Rafet Ballı’nın, “Siz, bana bu işin sonucunu söylüyorsunuz; ben, sebebini söylüyorum (soruyorum). Diyorum ki, AKP, korkak da olsa, niye böyle bir adım atıyor?” sorusu üzerine de şu karşılığı verdi:

İşte Türk yargısı bu

“Bak, kendisi iktidarda ve 31 yıldır 28 Şubat edebiyatı yapmış, söyleminde bulunmuş ve burada her şeyini ortaya koymuş. Ondan sonra, kendi iktidarda bulunduğu sırada bu insanların beraat edip gitmesi, çıkması… O kadarına razı olamıyor ve mahkemeye baskı yapıyor; ama ne olursa olsun, burası Türkiye. O komutanları kimse, bakın, içeri koyamadılar. Hangi? Bana bir tane Türkiye tarihinde yargı kararı getirin ki müebbet hapis cezası vermiş ve tutuklamamış (olsun). Hem de bir tane değil, 21 tane. Geri kalanların da hepsi aklanmış ve saire… Yani bakın, bu karar, şuradan belli; müebbet hapis verip de bir mahkeme, tutuklayamıyorsa, o mahkeme o karara güvenmiyor(dur). ‘Ben, bu kararı şu veya bu baskıyla veriyorum; idareten veriyorum’ şeklinde bir karar bu. Mahkemenin kendisi, kararına güvenmiyor. Yoksa müebbet hapis verdiği zaman… Müebbet hapis ne demek? Ağırlaştırılmış en yüksek ceza. İdam. (Yargı sisteminin) en yüksek cezası. Sence onu tutuklamayacaksın da kimi tutuklayacaksın? Bir buçuk, üç yıl… Bakın, içeride Nazlı Ilıcaklar, Mehmet Altanlar, Ahmet Altanlar, daha haklarında hiçbir hüküm yok, hepsi tutuklu. Hiçbir hüküm yok, hepsi tutuklu. İşte Türk yargısı gerçeği o. Burada ise müebbet hapis cezası almış, hiçbiri tutuklu değil. Türkiye, bu. (Gülüyor) Yani bakın, Nazlı Ilıcak’ın şu anda bir cezası yok. İçeride tonla şey var, FETÖ’den yargılanan, efendim, insan var. Belki bir yıl, belki iki yıl, belki üç yıl ceza alacak veya içlerinde beraat eden de olacak. Hepsi tutuklu.”

Hiç yorum yok: