![]() |
| Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek |
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, aralarında İsmail
Hakkı Karadayı, Çevik Bir ve Çetin Doğan’ın da bulunduğu 21 sanığın müebbet
hapis cezasına çarptırıldığı 28 Şubat Davası kararının, Yargıtay tarafından
kesinlikle bozulacağını söyledi. Perinçek, “21 tane müebbet hapis veriyor, tek
birini tutuklamıyor. Bu, ne demek? ‘Ben, bu karara güvenmiyorum. Bu karar,
zaten bozulacak’. Kesinlikle bozulacak. Öngörmüyorum. Bakın, yazın bu günkü
tarihi; 17 Nisan. Yargıtay’dan bu kararın kesinlikle bozulacağını söylüyorum. Başka
hiçbir ihtimal yok. Onu, mahkeme de biliyor” diye konuştu.
Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan ve Ahmet Altan’ın henüz
haklarında hiçbir hüküm verilmediği halde tutuklu olduklarına işaret eden
Perinçek, “Hiçbir hüküm yok, hepsi
tutuklu. İşte Türk yargısı gerçeği o. Burada ise müebbet hapis cezası almış, hiçbiri
tutuklu değil. Türkiye, bu” dedi.
Perinçek, program sunucusunun “Erdoğanlar niye böyle bir
karar ürettiler?” sorusu üzerine de, “Bakın, Erdoğanlar orada da korkak.
Amerikan füzesi gibi. Yani, hapse atabiliyor mu? Gücü yetiyor mu Erdoğan’ın,
komutanları hapse atmaya?” dedi. Perinçek, şöyle konuştu:
Yargıtay, kesinlikle
bozacak
“O da korkak bir karar. 21 tane müebbet hapis… Bakın, şimdi kendine
güvenen bir mahkeme, 21 müebbet hapis verdiği zaman, Türkiye tarihinde bana bir
gösterin bakalım, müebbet hapis cezası verip de tutuklama yapmayan bir mahkeme
kararı bulun. 21 tane müebbet hapis veriyor, tek birini tutuklamıyor. Bu, ne
demek? ‘Ben, bu karara güvenmiyorum. Bu karar, zaten bozulacak’. Kesinlikle
bozulacak. Öngörmüyorum. Bakın, yazın bu günkü tarihi; 17 Nisan. Yargıtay’dan
bu kararın kesinlikle bozulacağını söylüyorum. Başka hiçbir ihtimal yok. Onu,
mahkeme de biliyor. Yani Ankara’da hangi mahkemeyse… (Sunucu tarafından, dava
sonucunun önce istinaf mahkemesine gideceği belirtilince) Ha, istinafta da
bozulur; ama istinafta kesin bozulur (mu) onu bilemiyorum; ama Yargıtay’da
kesin ve kesin ve kesin bozulacağından eminim. Bozulacak.”
Ergenekon Davası’nın 2013 yılındaki karar duruşmasında
kendisinin “Son sözü Türk Milleti söyleyecektir. Son sözü Cumhuriyet yargısı
söyleyecektir” dediğine işaret eden Perinçek, “Çünkü Yargıtay’ın bozacağını
biliyordum” dedi.
Ergenekon davasının
bozulacağını da biliyordum
Bu konuşmasında en önemli sözünün bu söz olduğunu belirten
Perinçek, kendi arkadaşları dahil, o salonda bir kişinin bile yargıdan bir
bozma kararı çıkacağını söylemediğini, kendisinin ise bu davanın bozulacağını
bildiğini dile getirdi. Perinçek, “Bakın, Doğu Perinçek, Vatan Partisi Genel
Başkanı bu. Bunları bilebilmekle siyaset yapılabilir ve devrimci bir mücadeleye
önderlik edilebilir. Yalnız o değil, ben, bütün dava boyunca, bu davanın
başarıya ulaşmayacağını, Silivri duvarlarının yıkılacağını, bütün dava boyunca
söyledim” dedi. Perinçek, Yargıtay’ın davayı esastan bozduğunu, mahkemenin de
Yargıtay’a uyduğunu belirtti. Yargıtay’ın davayı bozacağını bilmesinin,
Yargıtay’dan haber alması gibi bir sebebe dayanmadığını da belirten Perinçek,
Türkiye’nin gidişatını gördüğü için böyle düşündüğünü söyledi. Perinçek, “Bakın,
yanımda kim oturuyor? Sayın Hasan Iğsız, Orgeneral. Onun yanında kim oturuyor?
Sayın Koramiral Otuzbiroğlu. Onun yanında kim oturuyor? Sayın İlker Bağbuğ,
Orgeneral. Ondan sonra öyle gidiyor. Sayın Hurşit Tolon, ve saire. Şimdi, bu
insanları içeride tutarsanız, Afrin harekâtı da olmaz, efendim, 24 Temmuz 2015
yılında PKK’nın üzerine de yürünmez. Ben, biliyorum; Türkiye, PKK’nın üzerine
yürüyecek, sınır boylarındaki terörü de temizleyecek. Türk Silahlı Kuvvetlerini
siz, o şekilde hapislerde tutarsanız, bunların hiçbiri olmaz. Onun için bunun
bozulacağını biliyor(d)um. Yoksa, ‘Türk Milleti, son sözü söyleyecektir’, genel
bir laf. Herkes söyler. O sözün çok fazla bir kıymeti yok” diye konuştu.
Perinçek, program sunucusu, gazeteci Rafet Ballı’nın, “Efendim,
benim derdim, şu: Şimdi siz, bu 28 Şubat yargılamasının bozulacağını
söylüyorsunuz; ama ben, işin öbür tarafındayım. Erdoğanlar niye böyle bir karar
ürettiler?” sorusu üzerine de şunları söyledi:
Erdoğan’ın gücü,
komutanları hapse atmaya yetiyor mu?
“Bakın, Erdoğanlar orada da korkak. Amerikan füzesi gibi. Yani,
hapse atabiliyor mu? Gücü yetiyor mu Erdoğan’ın, komutanları hapse atmaya? Durumu
kurtarmak için, yani 28 Şubat’tır, falan filan diye, 1987’den bu yana 31 yıldır
konuşup duruyorlar. FETÖ ile aynı safa düşüyorlar; çünkü 28 Şubat, FETÖ’ye
karşıydı ve Tansu Çiller’e karşıydı, Amerikan emperyalizmine karşıydı. Tekrar o
konulara girmeyelim; ama devamlı bir 28 Şubat aleyhtarlığı var. Mahkemeye baskı
yaptılar. Mahkemeden o karar çıktı; ama o mahkeme de hiç kimseyi tutuklamadı;
çünkü o karara güvenmiyor. O mahkeme de biliyor. Gelsinler, o hakim
kardeşlerimle, arkadaşlarımla konuşalım. O mahkeme de biliyor (ki) bu karar,
hukuk dışı. Çünkü ortada ne darbe var, ne darbe girişimi var. O zaman sen bu
kararı nasıl veriyorsun? Bu karar, hukuk dışı. Yanlış. Hukuka aykırı. Yargıtay
temizlenmiş, FETÖ’cüler gitmiş, nasıl,
bu kararı kim tasdik edecek? Hele Türkiye, vatan savaşı verirken. Türkiye vatan
savaşı verirken, komutanlara karşı savaşılır mı? Oradaki komutanlar, İsmail
Hakkı Karadayı, Hikmet Köksal, eski Kara Kuvvetleri Komutanımız, Çetin Doğan…”
Perinçek, gazeteci Rafet Ballı’nın, “Siz, bana bu işin
sonucunu söylüyorsunuz; ben, sebebini söylüyorum (soruyorum). Diyorum ki, AKP,
korkak da olsa, niye böyle bir adım atıyor?” sorusu üzerine de şu karşılığı
verdi:
İşte Türk yargısı bu
“Bak, kendisi iktidarda ve 31 yıldır 28 Şubat edebiyatı yapmış,
söyleminde bulunmuş ve burada her şeyini ortaya koymuş. Ondan sonra, kendi
iktidarda bulunduğu sırada bu insanların beraat edip gitmesi, çıkması… O
kadarına razı olamıyor ve mahkemeye baskı yapıyor; ama ne olursa olsun, burası
Türkiye. O komutanları kimse, bakın, içeri koyamadılar. Hangi? Bana bir tane
Türkiye tarihinde yargı kararı getirin ki müebbet hapis cezası vermiş ve
tutuklamamış (olsun). Hem de bir tane değil, 21 tane. Geri kalanların da hepsi
aklanmış ve saire… Yani bakın, bu karar, şuradan belli; müebbet hapis verip de
bir mahkeme, tutuklayamıyorsa, o mahkeme o karara güvenmiyor(dur). ‘Ben, bu
kararı şu veya bu baskıyla veriyorum; idareten veriyorum’ şeklinde bir karar
bu. Mahkemenin kendisi, kararına güvenmiyor. Yoksa müebbet hapis verdiği zaman…
Müebbet hapis ne demek? Ağırlaştırılmış en yüksek ceza. İdam. (Yargı
sisteminin) en yüksek cezası. Sence onu tutuklamayacaksın da kimi
tutuklayacaksın? Bir buçuk, üç yıl… Bakın, içeride Nazlı Ilıcaklar, Mehmet
Altanlar, Ahmet Altanlar, daha haklarında hiçbir hüküm yok, hepsi tutuklu. Hiçbir
hüküm yok, hepsi tutuklu. İşte Türk yargısı gerçeği o. Burada ise müebbet hapis
cezası almış, hiçbiri tutuklu değil. Türkiye, bu. (Gülüyor) Yani bakın, Nazlı
Ilıcak’ın şu anda bir cezası yok. İçeride tonla şey var, FETÖ’den yargılanan,
efendim, insan var. Belki bir yıl, belki iki yıl, belki üç yıl ceza alacak veya
içlerinde beraat eden de olacak. Hepsi tutuklu.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder