22 Nisan 2018 Pazar

Karamollaoğlu: Türkiye ayakta kalacaksa bu iktidar gidecek


Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, iktidar açısından denizin bittiğini ve duvara tosladıklarını belirterek, “Şeker fabrikalarının satışından bile vazgeçemiyorlar. Her şeyi özelleştirdiler. Satmadıkları bir şey kalmadı. Geleceğimizi ipotek altına alıyorlar. Geçmiş bitti zaten. Satacak bir şey kalmadı ki. Şimdi Türkiye’yi satıyorlar, tabiri caizse” diye konuştu.

İktidarın dış politika alanındaki tutarsız tavırlarından örnekler de veren Karamollaoğlu, “Çiftlik bile böyle yönetilmez. Korkunun ecele faydası yok. Türkiye ayakta kalacaksa bunlar gidecekler” dedi. Karamollaoğlu, en az 500 bin imza ile kendi cumhurbaşkanı adaylarını çıkaracaklarını söyledi.

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İl Başkanları ve Müfettişleri toplantısının basına açık olan kısmında erken seçim sürecini değerlendirdi.

SP İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı
İktidarın alelacele erken seçim kararı aldığını ifade eden Karamollaoğlu, “Ben bu tarihin çok da önceden planlanmış olduğu kanaatinde değilim” dedi.

Karamollaoğlu, iktidarın muhalefeti hazırlıksız yakalamak amacıyla seçimi 2 aylık kısa bir sürenin içine sıkıştırdığını ifade ederek, şöyle konuştu:

İktidarın dizlerini titreten tek parti, Saadet Partisi

“Elhamdülillah bizim hazırlığımız var. Bizim çalışmalarımız var; ancak ne olacak? Zamanı biraz sıkıştıracağız, o kadar. Çalışmalarımızı biraz daha planlı, programlı yapacağız ve çok kısa zamanda çok büyük adımlar atacağız. Vatandaşlarımızın hepsine ulaşacağız. Şundan emin olun; bunu sizin moralinizi herhangi bir şekilde bozmak için söylemiyorum. Tam tersi, sizin önemli olduğunuzu, ne kadar önemli olduğunuzu bilmeniz için söylüyorum: İktidarın karşısında bir tane yüreği titreten, dizlerini titreten bir tane parti var, o da Saadet Partisi.”

Bir istiklâl harbi varsa bu, ancak sizden kurtulmanın istiklâl harbi olur

15 yıldır iktidarda bulunan bir partinin, seçimi ‘istiklâl savaşı’ olarak nitelendirmesinin doğru olmadığını ifade eden Karamollaoğlu, “Allah, akıl fikir versin size yahu! 15 yıldır siz iktidardasınız. Bir ‘istiklâl harbi’ varsa bu, ancak sizden kurtulmanın harbi olur, başka bir şey olmaz” dedi.

Karamollaoğlu, iktidarın politikalarındaki tutarsızlıklara işaret ederken de, iktidarın stratejik ortaklığa uymayan uygulamalar içinde olmakla suçladığı Amerika Birleşik Devletleri’ne ve ‘one minute’ dediği İsrail’e daha sonra en büyük desteği verdiğini söyledi. FETÖ meselesiyle birlikte iktidarın her konuda hata ettiğini söyleyen Karamollaoğlu, eğitimde, şehircilikte yaptıkları hataları, yine iktidarın kendisinin dile getirdiğini hatırlattı. Karamollaoğlu, iktidarın ülkeyi yönetemediğini ama bunu dile getirmediğini söyledi.

İktidara destek veren kesimlerin, çözüm arayışı içinde dizlerinin titremesine rağmen Saadet Partisi’ni gündeme getirmemeye özen gösterdiklerini belirten Karamollaoğlu, “Ama bunların bu korkularının ecele faydası yok” dedi.

Karamollaoğlu, son aylarda Saadet Partisi’ne karşı giderek büyüyen bir ilgi olduğunu, bu konuda en çekingen davranan kesimin de AK Partililer olduğunu belirterek, “Neden? Çünkü korku var. En çok korkan, dizi en çok titreyen, sesi çıkmayan kesim, orada; ama işin fecaatini gören, ‘bu iş böyle gitmez’ diyen kesim de orada. Görüyorlar. Problemlere bundan sonra çözüm bulamayacaklarını da biliyorlar. Sesini çıkaran, ‘bu iş böyle olmaz. Bakın şurada hata yapıyorsunuz. Gelin şu meseleyi şu şekilde çözelim’ diyen kim varsa elimine ettiler. Sesini kestiler. Artık AK Parti’nin içinde fikir teatisi diye bir şey yok” diye konuştu.

Cumhurbaşkanının, onun sözlerini müzakere etmek isteyen herkesi etrafından uzaklaştırdığını belirten Karamollaoğlu, “Sadece şak şakçılar kaldı; ama emin olun o şakşakçılar da ellerini çırparken ellerinden ses çıkmıyor artık. Niye? Böyle (alkışlıyor gibi) görünmek mecburiyetindeler ama ses vermek istemiyorlar” dedi.

Saadet Partisi’nin bu seçimlerin anahtar partisi olacağını ifade eden Karamollaoğlu, muhalif cephenin oy oranının %60’ın altına inmeyeceğini söyledi. Karamollaoğlu, şunları söyledi:

Milletin anasını ağlatacaklar

“Şunu herkes bilsin: Gönlünü AK Parti’ye veya Sayın Cumhurbaşkanına kaptırmış olan, ‘gönül ferman dinlemez’ mantığıyla hareket eden, ‘ne olursa olsun ben, yine de buradayım’ diyenler, şunu iyi bilsinler: Seçimden sonra canlarına okunacak. Ekonomik yönden Türkiye, öyle bir noktaya geldi ki bu hükümet, basit formüllerle, akl-ı selîmle bu problemleri çözemiyor. Şimdiden engel olabiliyor mu faizin yükselmesine? Engel olabiliyor mu enflasyonun artmasına? Çiftçinin, borçlunun, esnafın, memurun, işsizin ve işçinin, çalışıp da geçinemeyen insanların derdine derman olabiliyor mu? Olamıyor. Bu, ne manâya geliyor? Bu güne kadar aldıkları tedbirler, milletin canını yakıyordu; ama artık o yetmiyor. Kendi anlayışları içinde öyle bir yola girecekler ki, hakikaten, tabiri caizse milletin anasını ağlatacaklar. Onun için herkes, gözünü dört açmalı. Yarın dizini dövmenin, ‘Vay canına! Ben, bu kadar da olacağını zannetmiyordum’ demenin hiçbir hükmü ve faydası yok. Bunu herkes bilsin.”

Satacak bir şey kalmadı, şimdi Türkiye’yi satıyorlar

İktidar mensuplarının sakin konuşuyor gibi gözükmelerinin yanıltıcı olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Deniz bitti. Duvara tosladılar. Politikalarını değiştirmek mecburiyetindeler, bunu yapamıyorlar; çünkü köklü değişiklik lâzım. (…) Şeker fabrikalarının satışından bile vazgeçemiyorlar. Her şeyi özelleştirdiler. Satmadıkları bir şey kalmadı. O zaman en kıymetli hazineler de gidiyor. Bakın, Türkiye’de ipotek edilmeyen hiçbir şey kalmadı. Ne demek bu? En son kalan neydi? Beton yığınları, devlet daireleri. Şimdi yeni yapılan devlet dairesini satacaklar. Kaç? 20 yıllığına. Peşin bir milyon alacaklar, tabiri caizse, bir milyar, sonra 20 yıl taksit ödeyecekler ve o taksit bizim anamızı ağlatacak kadar yüksek olacak. Geleceğimizi ipotek altına alıyorlar. Geçmiş bitti zaten. Satacak bir şey kalmadı ki. Şimdi Türkiye’yi satıyorlar, tabiri caizse.”

Şikâyet ettiği Amerika’nın Suriye saldırısını alkışladılar

Konuşmasının devamında dış politika alanında sergilenen tutarsızlıklara da işaret eden Karamollaoğlu, iktidarın, ‘Yahu bu ne biçim stratejik ortaklık?’ diye güya şikâyet ettiği müttefini (ABD’yi), Müslüman komşuyu (Suriye’yi) mübarek bir gecenin sabahında bombaladığı için alkışladığını söyledi. Birleşmiş Milletler teşkilatının Suriye’de kimyasal silah kullanılmadığını söylediğini de belirten Karamollaoğlu, koalisyonun saldırmak için bahane bulamadıkları zaman bahane uydurduklarını söyledi. Karamollaoğlu, “Peki onlar yapıyorlar da siz buna nasıl destek veriyorsunuz yahu! Allah’tan korkun” dedi.

Çiftlik bile böyle yönetilmez

İktidarın ne ABD, ne İsrail, ne AB, ne de Rusya politikasının tutarlı olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Adamların (Rusya’nın) uçağını düşürdüler, aralarında anlaşamadılar, ‘ilk emri kim verdi?’ diye. Arkasından can ciğer dost oldular. Şimdi araya yeniden mesafe koymaya kalkıyorlar. Böyle bir devlet yönetimi olmaz muhterem arkadaşlar. Çiftlik bile böyle yönetilmez.” dedi.

Bu kadar cehalet, ancak tahsille elde edilir

Karamollaoğlu, “Cehlin ol rütbesi sehl olmaz / Tahsilsiz bu rütbe cehl olmaz” (Bu kadar cehalet ancak özel bir cehalet eğitimi almakla mümkün olur) şeklindeki mısralara da atıfta bulundu.

Karamollaoğlu, iktidarın, sadece rant peşinde olduğunu, bunun da parayı toprağa gömmek demek olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, “Bunun için sanayi yatırımına giremiyor” dedi. Yerli silah üretme iddiasındaki iktidarın, 15 yıllık iktidarı boyunca bunu gerçekleştiremediğini ifade eden Karamollaoğlu, “Helikopterin üzerine ‘Türk Malı’ yazmakla o Türk malı olmaz ki” dedi. (Araçların motor gibi en önemli aksamının yurt dışından alınıp Türkiye’de montajlanması)

Türkiye ayakta kalacaksa bunlar gidecek

Aday belirleme konusunda önümüzdeki hafta içinde süratle temaslarda bulunup kararlarını hayata geçireceklerini söyleyen Karamollaoğlu, “Görecekler ki korkunun ecele faydası yok. Gidecekler. Gitmek mecburiyetindeler. Bu ülke ayakta kalacaksa. Şahıs olarak onların gidip gitmemesi de önemli değil. Onların fikirlerinin değişmesi, bu ülkenin yönetim anlayışının değişmesine ihtiyaç var” dedi.

En az 500 bin imza toplayacağız

Karamollaoğlu, iktidarın aday belirlenmesini de en az 100 bin imzanın ücreti karşılığında notere tasdik ettirilmesi şartıyla zorlaştırmaya çalıştığını da belirterek, Cumhurbaşkanı adaylarını en az 500 bin imza ile çıkaracaklarını iddia etti.  

Hile uyarısı

Konuşmasının sonunda seçim ve sandık güvenliğinin önemine de temas eden Karamollaoğlu, “Görevlilere de sesleniyorum. Yanlış bir yola girmeyin. Milletin oyunu alıp başka bir tarafa çevirmek, millete ihanettir” dedi.

Hiç yorum yok: