Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, iktidar açısından denizin bittiğini ve duvara tosladıklarını belirterek, “Şeker fabrikalarının satışından bile vazgeçemiyorlar. Her şeyi özelleştirdiler. Satmadıkları bir şey kalmadı. Geleceğimizi ipotek altına alıyorlar. Geçmiş bitti zaten. Satacak bir şey kalmadı ki. Şimdi Türkiye’yi satıyorlar, tabiri caizse” diye konuştu.
İktidarın dış politika alanındaki tutarsız tavırlarından
örnekler de veren Karamollaoğlu, “Çiftlik bile böyle yönetilmez. Korkunun ecele
faydası yok. Türkiye ayakta kalacaksa bunlar gidecekler” dedi. Karamollaoğlu,
en az 500 bin imza ile kendi cumhurbaşkanı adaylarını çıkaracaklarını söyledi.
SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin İl
Başkanları ve Müfettişleri toplantısının basına açık olan kısmında erken seçim
sürecini değerlendirdi.
![]() |
| SP İl Başkanları ve İl Müfettişleri Toplantısı |
Karamollaoğlu, iktidarın muhalefeti hazırlıksız yakalamak amacıyla
seçimi 2 aylık kısa bir sürenin içine sıkıştırdığını ifade ederek, şöyle
konuştu:
İktidarın dizlerini
titreten tek parti, Saadet Partisi
“Elhamdülillah bizim hazırlığımız var. Bizim çalışmalarımız
var; ancak ne olacak? Zamanı biraz sıkıştıracağız, o kadar. Çalışmalarımızı
biraz daha planlı, programlı yapacağız ve çok kısa zamanda çok büyük adımlar
atacağız. Vatandaşlarımızın hepsine ulaşacağız. Şundan emin olun; bunu sizin
moralinizi herhangi bir şekilde bozmak için söylemiyorum. Tam tersi, sizin
önemli olduğunuzu, ne kadar önemli olduğunuzu bilmeniz için söylüyorum:
İktidarın karşısında bir tane yüreği titreten, dizlerini titreten bir tane
parti var, o da Saadet Partisi.”
Bir istiklâl harbi
varsa bu, ancak sizden kurtulmanın istiklâl harbi olur
15 yıldır iktidarda bulunan bir partinin, seçimi ‘istiklâl
savaşı’ olarak nitelendirmesinin doğru olmadığını ifade eden Karamollaoğlu, “Allah,
akıl fikir versin size yahu! 15 yıldır siz iktidardasınız. Bir ‘istiklâl harbi’
varsa bu, ancak sizden kurtulmanın harbi olur, başka bir şey olmaz” dedi.
Karamollaoğlu, iktidarın politikalarındaki tutarsızlıklara
işaret ederken de, iktidarın stratejik ortaklığa uymayan uygulamalar içinde
olmakla suçladığı Amerika Birleşik Devletleri’ne ve ‘one minute’ dediği İsrail’e
daha sonra en büyük desteği verdiğini söyledi. FETÖ meselesiyle birlikte iktidarın
her konuda hata ettiğini söyleyen Karamollaoğlu, eğitimde, şehircilikte
yaptıkları hataları, yine iktidarın kendisinin dile getirdiğini hatırlattı. Karamollaoğlu,
iktidarın ülkeyi yönetemediğini ama bunu dile getirmediğini söyledi.
İktidara destek veren kesimlerin, çözüm arayışı içinde
dizlerinin titremesine rağmen Saadet Partisi’ni gündeme getirmemeye özen
gösterdiklerini belirten Karamollaoğlu, “Ama bunların bu korkularının ecele
faydası yok” dedi.
Karamollaoğlu, son aylarda Saadet Partisi’ne karşı giderek
büyüyen bir ilgi olduğunu, bu konuda en çekingen davranan kesimin de AK
Partililer olduğunu belirterek, “Neden? Çünkü korku var. En çok korkan, dizi en
çok titreyen, sesi çıkmayan kesim, orada; ama işin fecaatini gören, ‘bu iş
böyle gitmez’ diyen kesim de orada. Görüyorlar. Problemlere bundan sonra çözüm
bulamayacaklarını da biliyorlar. Sesini çıkaran, ‘bu iş böyle olmaz. Bakın
şurada hata yapıyorsunuz. Gelin şu meseleyi şu şekilde çözelim’ diyen kim varsa
elimine ettiler. Sesini kestiler. Artık AK Parti’nin içinde fikir teatisi diye
bir şey yok” diye konuştu.
Cumhurbaşkanının, onun sözlerini müzakere etmek isteyen
herkesi etrafından uzaklaştırdığını belirten Karamollaoğlu, “Sadece şak
şakçılar kaldı; ama emin olun o şakşakçılar da ellerini çırparken ellerinden
ses çıkmıyor artık. Niye? Böyle (alkışlıyor gibi) görünmek mecburiyetindeler
ama ses vermek istemiyorlar” dedi.
Saadet Partisi’nin bu seçimlerin anahtar partisi olacağını
ifade eden Karamollaoğlu, muhalif cephenin oy oranının %60’ın altına inmeyeceğini
söyledi. Karamollaoğlu, şunları söyledi:
Milletin anasını
ağlatacaklar
“Şunu herkes bilsin: Gönlünü AK Parti’ye veya Sayın
Cumhurbaşkanına kaptırmış olan, ‘gönül ferman dinlemez’ mantığıyla hareket
eden, ‘ne olursa olsun ben, yine de buradayım’ diyenler, şunu iyi bilsinler:
Seçimden sonra canlarına okunacak. Ekonomik yönden Türkiye, öyle bir noktaya
geldi ki bu hükümet, basit formüllerle, akl-ı selîmle bu problemleri çözemiyor.
Şimdiden engel olabiliyor mu faizin yükselmesine? Engel olabiliyor mu
enflasyonun artmasına? Çiftçinin, borçlunun, esnafın, memurun, işsizin ve
işçinin, çalışıp da geçinemeyen insanların derdine derman olabiliyor mu? Olamıyor.
Bu, ne manâya geliyor? Bu güne kadar aldıkları tedbirler, milletin canını
yakıyordu; ama artık o yetmiyor. Kendi anlayışları içinde öyle bir yola
girecekler ki, hakikaten, tabiri caizse milletin anasını ağlatacaklar. Onun
için herkes, gözünü dört açmalı. Yarın dizini dövmenin, ‘Vay canına! Ben, bu
kadar da olacağını zannetmiyordum’ demenin hiçbir hükmü ve faydası yok. Bunu
herkes bilsin.”
Satacak bir şey
kalmadı, şimdi Türkiye’yi satıyorlar
İktidar mensuplarının sakin konuşuyor gibi gözükmelerinin
yanıltıcı olduğunu ifade eden Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Deniz bitti. Duvara tosladılar. Politikalarını değiştirmek
mecburiyetindeler, bunu yapamıyorlar; çünkü köklü değişiklik lâzım. (…) Şeker
fabrikalarının satışından bile vazgeçemiyorlar. Her şeyi özelleştirdiler.
Satmadıkları bir şey kalmadı. O zaman en kıymetli hazineler de gidiyor. Bakın,
Türkiye’de ipotek edilmeyen hiçbir şey kalmadı. Ne demek bu? En son kalan
neydi? Beton yığınları, devlet daireleri. Şimdi yeni yapılan devlet dairesini
satacaklar. Kaç? 20 yıllığına. Peşin bir milyon alacaklar, tabiri caizse, bir
milyar, sonra 20 yıl taksit ödeyecekler ve o taksit bizim anamızı ağlatacak
kadar yüksek olacak. Geleceğimizi ipotek altına alıyorlar. Geçmiş bitti zaten.
Satacak bir şey kalmadı ki. Şimdi Türkiye’yi satıyorlar, tabiri caizse.”
Şikâyet ettiği
Amerika’nın Suriye saldırısını alkışladılar
Konuşmasının devamında dış politika alanında sergilenen
tutarsızlıklara da işaret eden Karamollaoğlu, iktidarın, ‘Yahu bu ne biçim
stratejik ortaklık?’ diye güya şikâyet ettiği müttefini (ABD’yi), Müslüman
komşuyu (Suriye’yi) mübarek bir gecenin sabahında bombaladığı için
alkışladığını söyledi. Birleşmiş Milletler teşkilatının Suriye’de kimyasal
silah kullanılmadığını söylediğini de belirten Karamollaoğlu, koalisyonun saldırmak
için bahane bulamadıkları zaman bahane uydurduklarını söyledi. Karamollaoğlu, “Peki
onlar yapıyorlar da siz buna nasıl destek veriyorsunuz yahu! Allah’tan korkun”
dedi.
Çiftlik bile böyle
yönetilmez
İktidarın ne ABD, ne İsrail, ne AB, ne de Rusya
politikasının tutarlı olduğunu belirten Karamollaoğlu, “Adamların (Rusya’nın)
uçağını düşürdüler, aralarında anlaşamadılar, ‘ilk emri kim verdi?’ diye.
Arkasından can ciğer dost oldular. Şimdi araya yeniden mesafe koymaya
kalkıyorlar. Böyle bir devlet yönetimi olmaz muhterem arkadaşlar. Çiftlik bile
böyle yönetilmez.” dedi.
Bu kadar cehalet,
ancak tahsille elde edilir
Karamollaoğlu, “Cehlin ol rütbesi sehl olmaz / Tahsilsiz bu
rütbe cehl olmaz” (Bu kadar cehalet ancak özel bir cehalet eğitimi almakla
mümkün olur) şeklindeki mısralara da atıfta bulundu.
Karamollaoğlu, iktidarın, sadece rant peşinde olduğunu,
bunun da parayı toprağa gömmek demek olduğunu söyledi. Karamollaoğlu, “Bunun
için sanayi yatırımına giremiyor” dedi. Yerli silah üretme iddiasındaki
iktidarın, 15 yıllık iktidarı boyunca bunu gerçekleştiremediğini ifade eden Karamollaoğlu,
“Helikopterin üzerine ‘Türk Malı’ yazmakla o Türk malı olmaz ki” dedi.
(Araçların motor gibi en önemli aksamının yurt dışından alınıp Türkiye’de
montajlanması)
Türkiye ayakta
kalacaksa bunlar gidecek
Aday belirleme konusunda önümüzdeki hafta içinde süratle
temaslarda bulunup kararlarını hayata geçireceklerini söyleyen Karamollaoğlu, “Görecekler
ki korkunun ecele faydası yok. Gidecekler. Gitmek mecburiyetindeler. Bu ülke
ayakta kalacaksa. Şahıs olarak onların gidip gitmemesi de önemli değil. Onların
fikirlerinin değişmesi, bu ülkenin yönetim anlayışının değişmesine ihtiyaç var”
dedi.
En az 500 bin imza
toplayacağız
Karamollaoğlu, iktidarın aday belirlenmesini de en az 100
bin imzanın ücreti karşılığında notere tasdik ettirilmesi şartıyla
zorlaştırmaya çalıştığını da belirterek, Cumhurbaşkanı adaylarını en az 500 bin
imza ile çıkaracaklarını iddia etti.
Hile uyarısı
Konuşmasının sonunda seçim ve sandık güvenliğinin önemine de
temas eden Karamollaoğlu, “Görevlilere de sesleniyorum. Yanlış bir yola
girmeyin. Milletin oyunu alıp başka bir tarafa çevirmek, millete ihanettir”
dedi.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder